Tom Barrack’tan dikkat çeken Suriye ve Türkiye açıklamaları: Trump, ErdoÄŸan’a ne sordu?
ABD’nin Ankara Büyükelçisi ve Suriye Özel Temsilcisi Tom Barrack, bölgedeki son geliÅŸmelere iliÅŸkin yaptığı deÄŸerlendirmelerde Türkiye, İsrail ve Suriye arasındaki iliÅŸkilere dair dikkat çeken mesajlar verdi.
Barrack’ın açıklamalarında, İsrail’in Suriye’de gerçekleÅŸtirdiÄŸi saldırının olası nedenlerinden Türkiye’nin bölgedeki askeri varlığına kadar birçok baÅŸlık öne çıktı.
Trump’tan ErdoÄŸan’a Suriye sorusu
Barrack, ABD Başkanı Donald Trump ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında geçtiğini belirttiği bir konuşmayı da gündeme getirdi.
Trump’ın ErdoÄŸan’a “Neden 8 Aralık'ta Suriye'yi almadınız?” diye sorduÄŸunu aktaran Barrack, ErdoÄŸan’ın cevabını ÅŸu sözlerle açıkladı:
“CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan ise ‘Çünkü orayı istemiyoruz. Suriye'nin, bu çok zorlu coÄŸrafyanın ortasında bir tuval ve koruyucu bir örtü olarak egemen ve bağımsız bir ülke olmasını istiyoruz’ cevabını verdi. Suudi Arabistan da aynı ÅŸekilde düşünüyor. Elbette İsrail de aynı görüşte. Ancak Türkiye'nin o sınır ve hatlardaki varlığı ve oradaki Türk askeri eÄŸitim unsurları her zaman mevcuttu”
İsrail’in saldırısıyla ilgili üç ihtimal
Barrack, İsrail’in Suriye’deki Ebu Zuhur Hava Üssü’ne yönelik saldırısının arkasındaki neden konusunda kesin bir bilgiye sahip olmadığını söyledi.
İsrail’in olası bir Türk askeri hareketliliÄŸine iliÅŸkin istihbarat almış olabileceÄŸini belirten Barrack, farklı senaryoların deÄŸerlendirildiÄŸini ifade etti.
Barrack bu konuda şöyle konuştu:
“Birincisi, sizin de duyduÄŸunuz üzere İsrail'in ÅŸu 3 ihtimalden birinin gerçekleÅŸtiÄŸine dair bazı istihbarat bilgilerine sahip olmasıydı: Ya sahada Türk askeri ya da askeri unsurları bulunuyordu. Biz durumun böyle olmadığını biliyoruz. Bu konu İsrail tarafından daha önce hiç gündeme getirilmemiÅŸ deÄŸildi. Konu yaklaşık 6 gün önce bize iletilmiÅŸ ve 'Sahada bizi çok endiÅŸelendirecek bir Türk hareketliliÄŸi olabileceÄŸine dair istihbaratımız var' denilmiÅŸti. Hepimiz üzerimize düşeni yaptık. Kendi istihbarat kurumlarımıza baÅŸvurduk. Aldığımız cevap, 'Hayır, böyle bir ÅŸey yaÅŸanmıyor' ÅŸeklinde oldu. İkinci ihtimal ise o sırada hareket halinde olan ve baÅŸka kimsenin fark etmediÄŸi bir tehdidin İsrail’in kendi istihbaratına takılması ve bu durumun, onlarda acil müdahale gerektiÄŸi düşüncesine yol açmasıydı. Üçüncüsü ve muhtemelen en güçlü ihtimal, Türklerin o tesisteki bir eÄŸitim programını geniÅŸletmeye yönelik planladıkları bir stratejiye dair istihbarat edinmiÅŸ olmalarıydı”
Barrack: Türkiye çatışma istemiyor
Türkiye’nin İsrail’le doÄŸrudan bir çatışmaya girmek istemediÄŸini savunan Barrack, Ankara’nın bölgesel gerilim konusunda temkinli hareket ettiÄŸini söyledi.
“İsrail, Türkiye'ye, ‘Lütfen bu iki üsse de yeniden yerleÅŸmeyin. Çok yakın. Suriye hükümetinden emin deÄŸiliz. Sizin Suriye hükümetiyle olan uyumunuzdan da emin deÄŸiliz. Bu yüzden lütfen buralara yeniden yerleÅŸmeyin, aksi takdirde oraları vururuz’ diyordu. Bu konu bir süre gidip geldi ama Türkler akıllıca davranarak İsrail'le savaÅŸmak istemediklerini söylediler ve Türklerin sürekli mesajı da bu yönde oldu”
Barrack, Türk ordusunun kapasitesine ilişkin de dikkat çeken ifadeler kullandı:
“Türk ordusu güçlü, cesur, çok iyi donanımlı ve ne yaptığını biliyor. Bu, İkinci Dünya Savaşı gibi bir ÅŸeye dönüşebilir mi? Bizim görüşümüz, tıpkı İkinci Dünya Savaşı'nda göreceÄŸiniz gibi kasıtsız bir eylemin her an yeni bir dünya savaşına yol açabileceÄŸi yönünde ve sanırım hepimizin engellemeye çalıştığı ÅŸey de bu”
“Türkiye’yi kışkırtıyorlar” iddiası
İsrail’in Türkiye’ye yönelik hamlelerinin arkasında farklı hesapların bulunabileceÄŸini belirten Barrack, bunlardan birinin Ankara’yı kışkırtma amacı taşıdığı yönündeki teori olduÄŸunu söyledi.
“Bir teori, İsraillilerin Türkleri kışkırttığı yönünde. Hatırlarsanız, Türkler benzer ÅŸartlar altında bir Rus savaÅŸ uçağını düşürmüştü, deÄŸil mi? Sınırda bildirimde bulunmadan, bir anlaÅŸma olmadan savaÅŸ uçakları konuÅŸlandırmak çok tehlikeli bir oyundur. Ciddi ve endiÅŸe verici olan kısım buydu. Çünkü Türklerin istihbarat teÅŸkilatlarının, üst düzey yönetimlerinin, dışiÅŸleri bakanlarının, cumhurbaÅŸkanlarının, istihbarat baÅŸkanının, hepsinin itidale odaklandığını biliyorum. Gerçekten öyle. Bu bir gerçek. Saldırgan deÄŸiller. İsrail'e saldırmakla, hatta herhangi bir kinetik veya düşmanca iliÅŸkiye girmekle ilgilenmiyorlar. Bu bölge için iyi deÄŸil. Kendileri için de iyi deÄŸil”
Barrack, seçim döneminin de İsrail’in söylemlerinde etkili olabileceÄŸini savundu:
“Yani bir teori, Türkleri sadece kışkırttıkları yönünde. Bunun agresif, ancak belki de seçim öncesinde iyi bir konsept olduÄŸu düşünülüyor”
Netanyahu ve seçim süreci
Barrack, İsrail BaÅŸbakanı Binyamin Netanyahu’nun seçim sürecinde olduÄŸunu hatırlatarak ÅŸu deÄŸerlendirmeyi yaptı:
“Bu ülkelerin üst düzey liderlerinin söylemlerinde duyduÄŸunuz ÅŸeyler, herkesin siyasi kampanya sürecinde yapmak zorunda oldukları ÅŸeyler deÄŸil mi? BaÅŸbakan Binyamin Netanyahu ekim ayında yapılacak seçimlere doÄŸru ilerliyor. Seçmen kitlesinin ne istediÄŸini biliyor”
ErdoÄŸan’a övgü
ABD Büyükelçisi Barrack, Türkiye’nin bölgedeki konumunun güçlendiÄŸini belirtirken CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan’ın gerilimi azaltmaya yönelik tutumunu da deÄŸerlendirdi:
“Türkiye, herkesi tedirgin eden ancak kendisi için harika olan yeni ve güçlü bir döneme giriyor. Biliyorsunuz, etrafında 8 ülke ve 4 deniz bulunan, bir tarafında Orta Asya, diÄŸer tarafında Hazar ve Akdeniz yer alan, Arap olmayan, ancak iÅŸlevsel, hoÅŸgörülü ve Müslüman bir ülke olarak bir merkez konumundalar. CoÄŸrafi mevcudiyeti itibarıyla caydırıcı bir görünüme sahip. Bu nedenle aklıselimin hakim olacağına dair umutluyum. CumhurbaÅŸkanı ErdoÄŸan tansiyonu düşürmeye çalışarak harika bir iÅŸ çıkarıyor”



